Dondurulmuş Embriyo Transferi (DET) Protokollerinin Kapsamlı Analizi
Dondurulmuş embriyo transferi (DET) için üç ana hazırlık yöntemi vardır: Doğal siklus (NC-FET), Yapay hormonlu siklus (AC-FET) ve Letrozol destekli siklus (L-FET). Literatürde bu protokoller arasında genel gebelik oranlarında fark bulunmamakla birlikte, seçilecek yöntem hasta özelliklerine göre değişir. Örneğin PCOS’lu veya yüksek OHSS riski taşıyan hastalarda letrozol siklusları daha yüksek canlı doğum şansı ve daha az komplikasyon riski sunarken, düzenli adet gören genç hastalarda doğal siklus veya şartlara göre yapay siklus tercih edilebilir. 30 yıllık deneyimimle, her hastanın protokolünü kişiye özel belirlemek esastır.
📌 Bu Yazıda Ne Öğreneceksiniz?
- DET (Dondurulmuş Embriyo Transferi) nedir?
- Doğal Siklus (NC-FET) Protokolü
- Yapay (Hormonlu) Siklus (AC-FET) Protokolü
- Letrozol Destekli (L-FET) Protokolü
- Protokollerin Karşılaştırması
- Kimler İçin Hangi Protokol Uygun?
- SSS: Ağrı, Güvenlik, PCOS
DET Nedir?
DET, laboratuvarda dondurulmuş (vitrifiye edilmiş) embriyoların ilerleyen bir siklusda rahime transfer edilmesidir. Bu yöntem, rahmin kendini dinlemesi için zaman tanıdığı için bazı durumlarda avantaj sağlar. Örneğin yumurta toplama sonrası rahimde progesteron yüksekliği varsa veya OHSS riski varsa embriyolar dondurulup bekletilir. Böylece ideal hormonal ortam oluştuğunda transfer yapılır. Yöntem, gebelik şansını artırmanın yanı sıra anne adayının fizyolojik ve psikolojik konforunu korumayı da hedefler. Modern vitrifikasyon sayesinde embriyo canlılığı %95–100 oranında korunur. Uzun yıllardır bu yöntemi uygulayan biri olarak söyleyebilirim ki, DET embriyo kalitesine zarar vermez ve güvenli bir alternatiftir.
Doğal Siklus (NC-FET) Protokolü
Doğal siklusla FET’te, hastanın kendi menstrual siklusu içinde ovülasyon takip edilir. Olgudan olaya değişmekle birlikte genellikle folikül gelişimi ultrasonla izlenir, LH yükselmesi veya hafif hCG stimülasyonu ile yumurtlama sağlanır. Böylece endometrium doğal progesteron desteği (korpus luteum) ile döllenmeye hazırlanır. Başlıca özellikler:
-
İlaç kullanımı yoktur (veya çok azdır). Hastaya temel olarak vajinal ultrason ve kan testleri yapılır.
-
Doğal hormon dengesi korunur. Korpus luteum oluştuğu için rahim içerisindeki ortam fizyolojiktir.
-
Avantajı: İlaç yan etkisi olmaması, daha “fizyolojik” bir siklus olması ve OHSS riskinin neredeyse sıfır olması. Olgun folikül takibi hasta için genellikle kabul edilebilirdir.
-
Dezavantajı: Adet düzensizliği veya yumurtlama problemi olanlarda uygulanamaz. Siklusa bağlı olduğundan tarih ayarlama zordur. Bazı sikluslarda ovülasyon gerçekleşmeyebilir, transfer iptal olabilir.
Çalışmalar, normoresponder (normal yanıt) hastalarda gebelik ve canlı doğum oranlarının doğal siklus ve yapay siklus arasında istatistiksel olarak benzer olduğunu göstermiştir. Ayrıca letrozol ile hafif destekli sikluslarla (L-FET) karşılaştırıldığında da gebelik oranları anlamlı farklılaşmamıştır. Ancak özellikle endometrial ortamı en doğal haliyle tutma avantajı vardır.
Yapay (Hormonlu) Siklus (AC-FET) Protokolü
Yapay siklus (veya hormon replasmanlı siklus) FET’te ise endometrium dışarıdan verilen hormonlarla hazırlanır. Protokol genellikle şu şekilde işler: Hasta regl olduktan sonra dışarıdan östrojen ilacı başlanır, rahim iç tabakası büyütülür. Belli kalınlığa ulaştığında progesteron desteği eklenir. Böylece hastanın kendi yumurtlaması olmadan transfer için uygun ortam sağlanır. Temel özellikler:
-
Östrojen ve progesteron takviyesi: Genellikle ağızdan veya iğne ile östrojen başlanır, endometrium 8–12 mm kalınlığa gelince progesteron eklenir.
-
Korpus luteum yoktur. Hastanın kendi yumurtalığına müdahale edilmediği için doğal progesteron üretimi yoktur. Bu, bazı gebelik komplikasyonlarında risk faktörü olabilir.
-
Avantajı: Esneklik. Transfer tarihini tam kontrol edebiliriz. Adet düzenli olmayan, yumurtlama bozukluğu olan veya daha önceki siklusta progesteron yüksekliği olan hastalarda tercih edilir. Yüksek OHSS riski olan vakalar da taze yerine genellikle bu yönteme yönlendirilir.
-
Dezavantajı: Uzun süreli hormon kullanımı gerektirir. Gebelik saptanıncaya kadar östrojen ve progesteron desteği devam eder. Ayrıca korpus luteum eksikliği nedeniyle preeklampsi, hipertansiyon ve plasenta sorunları riski diğer protokollere göre biraz daha yüksektir.
İstatistiksel olarak, normal sikluslu kadınlarda yapay siklus ile doğal siklus arasında gebelik veya canlı doğum farkı gözlenmemiştir. Ancak en son çalışmalar, yapay sikluslarda korpus luteum yokluğu nedeniyle gebelik hipertansiyonu riskinin arttığını vurgulamaktadır. Bu yüzden özellikle PCOS veya başka risk faktörü olanlarda dikkatli planlama gerekir.
Letrozol Destekli (L-FET) Protokolü
Letrozol siklusunda, hastaya adet döngüsünün 2–5. günlerinde birkaç gün letrozol (aromataz inhibitörü) verilir. Letrozol, yumurtalıklarda hafif uyarım yaratarak doğal bir folikül gelişimi ve ovülasyon oluşmasını sağlar, ancak kanser tedavisinde kullanılabildiği için döngü sonundaki yüksek östrojen pikini engeller. Sonrasında ovulasyon hapı (hCG veya GnRH analog) ile yumurtlama tetiklenir. Özellikleri:
-
Hafif stimülasyon. Letrozol kullanımıyla endojen hormonlar aktive edilir. Genellikle tek folikül gelişir. Gerektiğinde çok düşük doz gonadotropin de eklenebilir.
-
Korpus luteum vardır. Doğal siklus gibi ovülasyon sonrası korpus luteum oluşur ve progesteron salgılar. Böylece rahim fizyolojisi büyük ölçüde korunmuş olur.
-
Avantajı: PCOS’lu kadınlarda özellikle etkili bulunmuştur. Çalışmalarda, letrozol sikluslarında yapay siklusa göre daha yüksek canlı doğum ve düşük oranları, daha düşük gebelik hipertansiyon ve GDM gözlenmiştir. Ayrıca infertil ve doğal ovülasyonlu kadınlarda da canlı doğum oranları doğal siklusla benzer bulunmuştur. Özetle L-FET, hem etkili gebelik sağlayan hem de anne sağlığını koruyan “mavi” bir yoldur.
-
Dezavantajı: Hem follikül takibi hem de ilaç kullanımı gerektirir; doğal döngüye göre biraz daha fazla iş yükü vardır. Bazı merkezlerde iğne takibi veya ek HMG gerekebilir. Ancak çok yüksek ilaç dozlarına nadiren ihtiyaç duyulur.
Çeşitli karşılaştırma çalışmaları, letrozol destekli FET’ingebelik sonuçlarını yükselttiğini göstermektedir. Örneğin PCOS hastalarında yapılan büyük bir çalışmada letrozol siklusları canlı doğum oranını (%60.5 vs %51.4) anlamlı düzeyde artırmış ve düşük ile hipertansiyon oranlarını düşürmüştür. Normal ovülatuar kadınlarda ise letrozol ile doğal siklus arasında gebelik oranları genellikle eşit bulunmuştur. Aslında bu yöntem, “doğal döngü + hafif uyarım” felsefesiyle birçok kadının hem konforunu hem sonuçlarını iyileştirebilir.
Protokollerin Karşılaştırması
Aşağıdaki tabloda üç FET protokolünün temel farkları özetlenmiştir:
| Özellik / Durum | Doğal Siklus (NC-FET) | Yapay Siklus (AC-FET) | Letrozol Destekli (L-FET) |
|---|---|---|---|
| Endometrium Hazırlığı | Hastanın kendi LH yükselmesi (veya iğne tetik) | Dışarıdan östrojen ve progesteron ilaçları | Letrozol (ve gerekirse düşük doz HMG) + LH tetik |
| Korpus luteum | Mevcut (fizyolojik progesteron) | Yok (suni hormon desteği) | Mevcut (letrozol sonrası ovülasyon) |
| Uygun Hasta | Düzenli siklus, normoresponder | Amenore/irregüler siklus, kontrol ihtiyacı | PCOS, hafif ovulatuar bozukluk, normal siklus |
| Gebelik/Klinik Oranları | İyi/Benzer (AC ve L ile yaklaşık eşit) | İyi/Benzer (NC ve L ile yaklaşık eşit) | İyi/Benzer (NC ile eşit; PCOS’ta daha iyi) |
| Avantajlar | İlaçsız, doğal; OHSS riski minimal | Tarihleme esnekliği; amenore/PCOS için uygun | CL desteği; PCOS’ta yüksek canlı doğum; düşük komplikasyon |
| Dezavantajlar | Zor planlama; iptal riski (ovülasyon olmazsa) | Uzun hormon desteği; CL yok (HDP riski) | Takip gerektiren protokol; küçük doz ek HMG gerekebilir |
Yukarıdaki özetten görüldüğü gibi, hiçbir yöntem her hasta için “otomatik” en iyisi değildir. Bazen iki yöntem bir arada da kullanılabilir. Örneğin düzenli bir hastada NC-FET deneyip ovülasyon olmazsa aynı siklusta AC-FET’e geçilebilir. Önemli olan hasta konforu ve sonuç odaklı yaklaşımtır.
Kimler İçin Hangi Protokol?
-
Düzgün Adet/Normal Siklus: Eğer adetler düzenliyse ve daha önce hormonal desteğe gerek duyulmadıysa, doğal siklus (NC-FET) güzel bir seçenektir. İlaç kullanımı olmadığından hasta memnuniyetini artırır.
-
PCOS veya IR/Anovulatuar: Polikistik Over Sendromu olan veya düzensiz yumurtlayan kadınlar letrozol destekli siklusu tercih edebilir. Letrozol siklusu, progesteron/doğal hormon dengesini korurken PCOS’da canlı doğum oranını artırır. Araştırmalar, PCOS’ta letrozol ile canlı doğum oranının hormon tedavisinden anlamlı yüksek olduğunu ve düşük ile hipertansiyon oranlarının daha düşük kaldığını göstermiştir.
-
Yüksek OHSS Riski: Çok sayıda folikülü olan veya önceki tedavilerde OHSS gelişmiş hastalara genellikle dondurma (freeze-all) önerilir. ESHRE ve ASRM de yüksek yanıt/PCOS olgularda tüm embriyoları dondurmayı tavsiye eder. Bu durumda sonraki siklusda AC veya L-FET seçilebilir.
-
Taze Transfer Başarısızlığı: Taze transferde tutunma sorunu yaşamışsa, bir sonraki siklusda DET önerilir. Bu kez rahim en uygun hormon seviyelerinde hazırlanabilir, başarı ihtimali artar.
-
Takvim Planlama veya Tıbbi Neden: Tedavi sürecini bölmek isteyen, sürekli şehir dışına çıkması gereken veya gebelik öncesi fizik tedavi gibi ek desteğe ihtiyacı olan hastalar AC-FET ile esnek planlama yapabilir. Yapay siklus, transfer tarihini kesin bilme olanağı sunar.
Her durumda kişiye özel değerlendirme şarttır. Ben 30 yılı aşkın klinik deneyimimde, doğru protokol seçiminde annenin yaşı, yumurtalık cevabı, endometrial durumu, deneyimli bir kadının sezgileri kadar bilimsel kanıtları da kullandım. Özetle: “Her hasta benzersizdir”; bu yüzden tedavi planı da benzersiz olmalıdır.
SSS: Ağrı, Güvenlik, PCOS
-
DET ağrılı mıdır? Hayır. Embriyo transferi işlemi, kahve telvesine bakar gibi yapılan kısa bir prosedürdür ve genellikle ağrısızdır. Hastalar bazen hafif kasık krampları, akıntı veya lekelenme yaşayabilir ki bunlar genellikle progesteron gibi destek ilaçlarının yan etkileridir. Çoğu kadın hiçbir şey hissetmeden gebeliğe devam eder. Transfer sırasında ağrı olmadığı gibi, işlemin kendisi de yalnızca birkaç dakikadır.
-
Hangi protokol daha güvenli? Tüm protokoller temel olarak güvenlidir; fark risk ve avantajdadır. Yapay sikluslarda korpus luteum olmadığı için preeklampsi gibi hipertansif problemlerde az miktarda artış olabilir. Bunun aksine, doğal ve letrozol sikluslarında korpus luteum çalışır, dolayısıyla plasenta fonksiyonları daha doğal olur. Özellikle PCOS’ta yapılan çalışmalar, letrozol sikluslarının yapay hormon sikluslarına göre gebelik hipertansiyonu riskini anlamlı oranda azalttığını göstermiştir. Uzun lafın kısası, “kendinden yeterli” olan doğal/letrozol sikluslar gebelik sürecini destekler; AC-FET’de ise tıbbî gereklilik olmadığı sürece dikkatli izlem önerilir.
-
PCOS’ta en iyi yöntem nedir? Letrozol destekli FET genellikle bir adım öndedir. Kliniklerde PCOS’lu kadınlarda yapılan çalışmalarda letrozol protokolü, canlı doğum oranını (LS: %60.5, HRT: %51.4) anlamlı derecede yükseltmiş; düşük, gestasyonel diyabet ve hipertansiyon gibi komplikasyon oranlarını da düşürmüştür. Benim deneyimimde de PCOS hastalarına düşük doz letrozol ya da modifiye doğal siklus uygulamak çoğu kez başarıyı artırmıştır. Tabii her PCOS farklıdır; bazıları direkt AC-FET ile daha hızlı sonuç alabilir. Ama genel kural: Letrozol / doğal döngü tercih edilir, hormon replasmanı ihtiyaç duyulursa en düşük dozda kullanılır.
Tablolar yardımıyla başlıklarda özetlediğimiz bu bilgiler, bu yolculukta size rehberlik etsin. Kafanıza takılan soruları doktorunuzla paylaşın, net cevaplar alın. Unutmayın, amacımız sadece bir gebelik testi sonucu değil, sağlıklı ve mutlu bir gebelik sürecidir.
Yayın Tarihi: 25 Kasım 2025. Bu makale Doç. Dr. Senai Aksoy tarafından bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Her hasta benzersizdir. Tüp bebek sonuçları birçok faktöre göre değişiklik gösterir. Kişisel durumunuz için daima bir uzmana danışın. © Doç. Dr. Senai Aksoy
